AKYAD dan Peygamberimin İzinde Konferansı

Adıyaman Kültürünü Yaşatma Derneği akyad gerçekleştirdiği konferanslara bir yenisini daha ekledi bu haftaki programa siyer araştırmaları merkezi başkanı ve siyer vakfı kurucusu Muhammed Emin YILDIRIM hoca efendi katıldı.

AKYAD dan Peygamberimin İzinde Konferansı
18 Aralık 2016 - 05:57 - Güncelleme: 19 Aralık 2016 - 03:21

Merkezi Sultangazi 50. Yıl Mahallesinde  bulunan Adıyaman Kültürünü Yaşatma Derneği (AKYAD) da düzenlenen Programın açılış konuşmasını  akyad genel sekreteri Mehmet Karakuş yaptı ,Açılışın ardından kürsüye gelen akyad genel başkanı  Orhan Güzel Aydın  kısa bir selamlama konuşması gerçekleştirdi , Güzelaydın ; Biz akyad yönetimi olarak her ay bir eğitimci bir yazar bir araştırmacı bir profösör ve konusunda uzman konuşmacıları dernek üyelerimiz ve Adıyamanlılarla bir araya getirerek hem dünya hemde ahiretimiz için heybemize birşeyler eklemeyi kendimize dert edindik allah hepinizden razı olsun bu soğuk kış gününde kar yağmasına rağmen sıcak evlerinizde çay keyfi yapmak yerine buraya teşrif ettiniz efendimiz sav in hayatından bir kesit dahi olsa öğrenmek için hayatınızdan ailenizden fedakarlık ettiğiniz için teşekkür ederim ben lafı fazla uzatmadan sözü sahibine konuğumuza bırakmak istiyorum diyerek konuşmasına son verdi.

Saat 20:30 da başlayan konferans bir buçuk saat sürerken konferansa Adıyaman dernek başkanları katıldı.

Peygamberimin İzinde nasıl bir Müslüman olmalıyız.

Allaha Hamdolsun Alemlere Rahmet olarak gönderilen efendimiz sav e selat ve selam olsun.

Kıymetli Adıyamanlı kardeşlerim bizleri dinlemeye geldiğiniz için allah hepinizden razı olsun.

Bu vesileyle Adıyaman da mefhun  sahabe Saffan İbni  Muattala efendimizi de nazara vermek adına hatırlatmak istedim onada selam olsun,siz uzaktan yakından buraya teşrif eden kardeşlerimede selam olsun.Esselamun Aleyküm Verahmetullahi Veberaktühü

Adıyaman ın asıl ismi farklıdır bizim islam kaynaklarımızda ismi hışmı mansur dur o güzel memleketin o güzel cğrafyanın kalesinden dolayı islama kale olma özelliğini icra ettiğinden dolayı böyle bir isimle anılmıştır.Asıl ismi ise vadii leman vadi leman ında esas ismi vadii eman dır emniyet vadisi güven vadisi anlamında dolayısıyla Adıyaman dediğimiz zaman böyle bir ili hatırlamamız lazım islam tarihinde emniyetin güvenin misafirperverliğin ve çok güzel islama ait değerlerin savunulduğu korunduğu bir şehir hatırlamamız lazım.Ama bunun ötesinde bir şey daha hatırlamamaız lazım inanınki şu arkamızda duran yapıttan daha kıymetli bir değeri hatırlatmak için söylemem lazım onu samsat ilinde olan saffan ibni muattal adıyamana ve o bölgeyeşeref olarak çok şey katar ve çok şey söyler.

Hicri 17 de Anadolu islamla tanışıyor çok erken bir zamanda hz ömer(ra)an zamanı  efendimiz sav in vefatının üzerinden 6 yıl geçmiş hz ömer önce ebu ubeyde ibni cerrah ı Antakya ya hatay a gönderiyor

Dört bin kişilik bir ordu oraya varıyor daha sonra ordan anadolunun içlerine giriş başlıyor  anadolunun içlerine gelirken iyad bin ğanem komutasında  6 bin kişilik ordu görüyoruz biz urfada urfanın fethi tamamlandıktan sonra da orada iki kanat oluyor islam orduları bir kanat saffan ibni muattal ın komutasında  vadii eman a doğru bir kanat da habip ibni mesleme nin komutasında  daha içlere doğru  ahlat  bugünkü adıyla Erzurum a uzanan bir yol şimdi arada iyad bin ğanem in başlattığı mücadele saffan ibni muattal ın oraya yerleşmesi ve orada bir davet ve tebliğ çalışmasına dönüşmesi  ile neticeleniyor  biz bugün anadolunun muhtelif yerlerine gelerek oralarda vefat eden 500 eyakın sahabe biliriz ancak bizim islam kaynaklarımızda şöyle bir tespiti çıkarabiliyoruz bugün başta İstanbul olmak üzere anadolunun dört bir tarafı kıbrısı ayrı elealmamız gerekiyor onun için onu katmıyorum anadolunun dört bir tarafında kabirlerinin yeri kesinlikle bilinen iki sahabi vardır onlar biri istanbulda eba eyyübel  ensari  dir bir diğeri ise  samsat taki saffan ibni muattal dır, Adıyaman lılar özellikle samsat saffani sıfin dediğiniz yani beyaz saffan dediğiniz o sıffi dediğiniz aslında iffeti  kuran tarafından tescillendiği için alınmıtır saffanı pak öyle derler o daha sonra kürtlerin dilinde öyle olmuş.

Dolayısıyla biz istanbulda 27 tane sahabe kabrinin varlığını biliriz kaynaklar doğrulatmaz bunu biz başka yollarla bunu tespit edebiliriz ancak saffan ibni muattal ın samsat ta adıyamnda olduğu kesindir,onlarca bunun tarihi belgesi var işareti var buda bizim için önemli birşeydir.adıyaman lılar bunun üzerine nekadar çalışmalar yapsalar gündeme getirseler azdır niçin azdır biliyormusunuz  allah rasulunun izinde bir şeyleri konuşmaya çalışıyoruz şuanda  tirmizide geçen bir rivayette sav efendimiz şöyle buyuruyor, Ashabımdan birisi bir beldede vefat ederse  kıyamet günü Allah o sahabimi diriltecek sonra o bölgede olan orada yaşayan bütün müminlerde dirilecek ve müminler o sahabinin arkasında haşr meydanına yürüyecek  orada o beldede vefat eden sahabi m ora halkı için bir kaid bir komutan bir rehber olacaklar allah aşkına bundan daha büyük bir şeref varmı  haşr meydanına birileri kim bilir kimin arkasında yürüyecek  eğer biz müminsek  ki biz öyle olduğumuza inanıyoruz  öyle olduğumuz içinde buradayız böyle bir müjdeyi veriyor efendimiz sav. Bize öyleyse eğer bizim saffan ibni muattalla da  diğer sahabi efendilerimizlede irtibatımız çok güçlü olmalıki bu anlamda hayatımızda birşeyler değişsin  bu vesileyle ben sizlere peygamberimizin izinde diye birşeyler söyleceğim.fazlada sizleri üşütmeden hasta etmeden inşallah sizleri göndereyim.

İnşallah kısa yoldan çok şeyler söyleyerek sizlere bir şeyler anlatacağım efendimizin izinde.

Değerli kardeşlerim peygamberimizin izinde derken biz böyle önemli noktalara bir mim koyarız koyarız ki orada önemli birşey vardır önemli bir bilgi Rasülullah sav in izindede 5 tane mim vardır 5 tane mühim işaret var biz ancak bu beştane mim i hayatlarımızda hakiki olarak diriltirsek biz rasülullah sav in izinde yürüdüğümüzün iddaasının altını doldurmuş olabiliriz.

Nedir o beş tane mim 1 marifet  2 mahabbet  3  merhamet  4 muazenet  5  mükellefiyet  bu beştane mim mühim şey  mim harfiyle başlayan 5 temel  kavram   hayatımızda bu kavramları doğrultabilirsek  peygamberimizin izinde olduğumuzun altını doldurabiliriz şimdi teker teker açalım şimdi

1 marifet  marifet nedir imanın ilk basamağıdır  bugün imanın kamil manada olabilmesi için başta marifet olmalı gövdede tasdik olmalı dallarda amel olmalı meyveside bu işin ikrar olmalı eğer marifet yoksa iman yoktur  marifet nedir imanın ilk basamağı olması hasabiyle aslında imana ait değerlein bilinmesidir eğer biz iman esaslarını bilirsek  marifet adına bir şey konuşabiliriz ve gerçek manada imandan bahsetmiş olabiliriz şimdibiz bu çerçeveden bakarsak bir acımızı konuşmak zorundayız  evet biz bir topluma gaza gelip birşeyler söylüyoruz bir milyar yedi yüz milyon  Müslümanız  bu ülkenin yüzde doksanı Müslüman  bu memleketin yüzde 99 u Müslüman bakın nekadar hoşumuza gidiyor bu ifadeler ve rakamlar ama gerçekten öylemi  gerçekten bu rakamlar iman meselesinde bizi mutlu edecek bir düzeyde mi  işte burda bu işi sorgulamak için meseleye bir mercek tuttuğunuz zaman emin olun bizi çok sevindirecek manzaralarla karşılaşmıyorunuz.

Adam Müslüman olduğunu ifade ediyor  lailahe illallah diyor bizde onun imanını sorgulayacak değiliz çünkü diliyle ikrar ediyor.bizde bu ikrarı esas alacağız ama sonra bakıyorsunuz adam 50 yaşında 60 yaşında adamın öğrendiği allah inancı peygamberin öğrettiği allah inancı değil

Kitaplara iman ettiğini söylüyor ama kurana iman meselesinde peygamberin iziyle alakası yok çünkü en ufak meselede müslüman gibi davranması gerekirken imanın ona yüklediği mükellifiyetler var o sorumluluğun gereğini  yerine getirmesi gerekirken bir bakıyorsun ki bşaka şeyler ortaya çıkıyor  ozaman demekki marifet yok marifet yoksa rasülullahın izide yok  sadece rasulullahın izini takip etme  bir iddia olarak kalır bugün belki benim bu sözümü yadırgayacaksınız ama bazen acı sözler söylemek zorundayız biz söylemezsek yarın allah bize acı şeyler tattıracak lailahe illallah kelimesinin manasını gerçekten bugün Müslümanlar bilmiyor.

Hocam ne diyorsun sen  la ilahe illallah Allahtan başka ilah yoktur demek bunu kim bilmez tamam doğru böylede bu kadar ucuz mu  eğer bu kadar ucuz olsaydı mekkenin en akıllı insanın adıydı ebucehil  allah rasulü o adı ona koydu  adamın adı neydi biliyormusunuz adı ebul hakem di hikmetin babasıydı adam Mekke nin en akıllı en soylu en diplomalı adamıydı  ama rasulullah onu cehaletin babası ilan etti niçin imanı inkar ettiği için bugün lailahe ilah yoktur dediği zaman Müslümanın  eğer dünyasında başka ilahlar birer birer yıkılmıyorsa iman yok kusura bakmayın o sadece ikrar olmuştur  oturmamıştır Allahtan başka allah gibi sevdikleri varsa onları reddetmiyorsa  allah gibi ümit bekledikleri varsa onları reddetmiyorsa  allah gibi korktukları varsa onları reddetmiyorsa  gerçek manada lailahe demiyor onu demediği içinde aslında illallah ın bir anlamı yok  çünkü önce bir imha olacak sonra inşaa olacak önce temizlenecek sonra oraya allah inancı yani tevhid akidesi gelip oturacak, Dolayısıyla bugün marifet meselesinde biz sınıfta kalıyoruz Müslümanlar olarak kaldığımız için bakın bu manada sıkıntılarımız var şöyle kendinizi bir yoklayın allah aşkına yolunuzu birisi kesse

Deseki ben ataistim arkadaş Allah a inanmıyorum dese  şuanda bu memlekette bu oran gün geçtikçe artıyor nekadar haberdar sınız bilmiyorum ama şuanda bu ateizim ve deizim bir rüzgar gibi gençliğin arasında artıyor bu durumda  siz camiden çıktınız yolunuzu bir ateist kesse ve deseki siz camiden çıktınız Müslümansınız ben allaha inanmıyorum ateistim dese kaçtanemiz o adama 10 dk allaha ikna edecek  allahı ispat edecek cümleler söyleyebileceğiz ve ben Müslümanların  çokta bu meseleye cevap verecekleri kanaatinde değilim  ya birimiz sinirleneceğiz  ulan zındık diyeceğiz  adamı döveceğiz  yada adama cevap vermeyeceğiz bu haldeyiz Allah ı çocuklarımız bize sorsa anlatacak durumda değiliz bırakın ateizmi deizmi çocuğumuz bize ya baba bana Allah ı bir anlat ben nasıl bir allaha iman edeceğim dese verecek 3 cümlemiz yok maalesef. Ama bize birisi deseki  yav şu elinizdeki aletleri cihazları telefonları bana anlat oturur on beş dakika onun özelliklerini sayarız. işte Müslümanlar olarak bu haldeyiz  bunun için bizim rasülullah ın izinde meselesini bir kez daha sorgulamaya bizim ihtiyacımız var bu marifet ufkunu yakalayana kadar allah rasülu sav in izi takip edilmez iz imanla takip edilir iz sağlam bir akide ile takip edilir iz tevhid akidesini hayatıın gerçek manada esası kılmakla takip edilebilir.

2ci mim ise muhabbet :muhabbet nedir sevgi  islam toplumu Müslümanlar sevgi toplumu dur birbirlerini severler birbirlerine merhamet duyarlar ama kafirlere karşı şiddetlidir ayetler bunu söylüyor ama Müslümanlar bunun tam tersini yapıyor biz bugün kafire karşı bir sözümüz yok  ama bir birimizi yiyip bitiriyoruz bakın hepimizin yüreğini parçalıyor değilmi halep musul guta arakan islam coğrafyalarının dört bir tarafı parçalanmış ben yüreğinize bir dert daha koyayım bugün  Amerika birleşik devletleri dünyaya hükmettiğini ilan eden o dev seytan Amerika  bu gün bir açıklama yaptı  ben dedi telaviv deki  konsolosluğumu kudüs e inşaa edeceğim ,

Bu nedemek biliyormusunuz kudüs gitti Müslümanların elinden  eğer bu başarılı olursa artık haberlerde telaviv i israilin başkenti olarak görmeyeceğiz yaa kudüs ü  göreceğiz  ve haberlerde bize kudüs israilin başkenti olarak sunulacak  ve bunun arkasından da farklı şeyler gelecek peki niye biz bu haldeyiz  neden böyle oluyor sevmiyoruz Müslümanlar  birbirimizi sevmiyoruz

Şimd size 4 tane cümle vermek istiyorum  kurana dayanan bu dört cümleyi sizlere kurana dayanan bu dört cümleyi bu kardeşinizin size vasiyeti  olarak unutmayacaksınız inşallah ,

1-      Allahı sevmek imanın bir hakkı dır

2-      Rasülullahı sevmek Allah ın bir hakkıdır

3-      Sahabeyi Sevmek Rasülullahın Bir Hakkıdır

4-      Birbirimizi sevmek aziz islamın hakkıdır

 

Bu dört cümle kurandan çıkarılmış bir cümledir gidin evde açın bir meale bakın hepsinin bir ayeti vardır.

4tane sevgi ile mükellefiz en üstünde Allah sevgisi duruyor  en altta birbirimizi sevmek duruyor  biz birbirimizi sevmeden ancak ve ancak diğer dört sevginin ancak dedikodusunu yaparız.

Birbirini gerçekten sevmeyen birisi sahabe sevemez o sevgi  hikayedir onun için anlatır geçer çünkü onun yansıması olur eğer gerçekten birbirini sevse işte ozaman sahabenin sevgisi ozaman  hayatında olacak. sahabe sevgisi olduğu zaman rasülallah sevgisi olacak gerçek manada rasulüllah sevgisi olduğu zamanda Allah sevgisi olmuş olacak,

Ama gelin Müslümanlara tahammül etmiyor Müslüman Müslümana  hayır diyor benim gibi düşünürsen sana hayat hakkı var yoksa hayat hakkı  yok  yav sen insansın bende insanım  bir meselede ayrı düşünsek olmazmı  yok olmaz sen illa benim gibi düşüneceksin sen beni robot mu zannediyorsun  kardeşim yav ben bir meselede başka düşünebilirim  başka taraftan bakabilirim başka çıkarımlarda bulunabilirim hayırr diyor ama bakın islam dediğiniz o aziz yol  orası peygamber yoludur  o yol bize allah rasulunun emanetidir  oyolu nasıl tarif ediyor biliyormusunuz peygamberimiz  oldukça geniş ve aydınlık bir yol şimdiki Müslümanlar  peygamberin kendilerine emanet ettiği bu geniş ve aydınlık yolu kendi sığ düşüncelerine  şöyle daraltıyorlar hayır diyorlar bu yol bu kadar bu yol bu kadar genişken kendi  küçültüyor  senide o yola küçültmeye çalışıyor neden bu hep gelip dayandığı nokta  muhabbet eksikliği dir  ah bir sevsek gerçek manada sevsek  imandan dolayı birbirimizi sevsek

Müslümanmı ehli kıblemi onun için ona yüreğimizde yer açsak sevmeye başladığımız zaman sevginin tadına varıcaz yahu bu gün biz çoluk çocuğumuzuda sevmiyoruz bu sevgiyi hiç tatmamışız ki  çocuklarımızada o sevgiyi yansıtalım akrabalarımızı, komşularımızı, dost, dediğimiz arkadaşlarımızı sevemiyoruz bakın bugün artık yok adamın yaşı kırk yanında bir dostu var soruyorsun ne zaman tanıştın bu adamla en iyisi diyorki üç beş sene önce yok 20 sene 30 sene süren dostluk arkadaşlık yok  niçin çünkü muhabbet yok azığında muhabbet olmayınca azıcık menfaatte o dostluklar yok olup gidecek eğer altında merhamet olsaydı  eğer altınd sevgi olsaydı bambaşka bir şey olurdu  onun için biz ne yapıp ne edip bu sevgi işini hayatımıza diriltmemiz lazım bunu başarırsak ozaman allah rasulü nün izinde olma o muştusuna  o müjdesine nail olabiliriz buda işin ikinci mim i

Gelelim 3cüsüne o neydi  merhamet ; merhamet sevgiyle olabilecek bir şey söyledim onu  birbirine karşı merhamet  etmek onlara şefkat kanatlarını indirmek işte böyle bir özellik olursa rasulullah sav in izinde olursunuz bakın benim aziz kardeşlerim peygamberimiz sav 23 üç sene imtihanların en şiddetlisine maruz kaldı  en yakınındaki insanlardan çok farklı şeyler gördü hepiniz çok iyi biliyorsunuz fazla uzağa gitmeye gerek yok uhud da sahabe efendilerimiz emre icabet etmedikleri için allah rasülu sav i yalnız bıraktılar okçular tepesi terkedildi  ve o uhud günü efendimiz yaralandı  başındaki miğferinin halkaları yüzüne battı bir çukura düştü neler neler çekti ve 70 tane Müslümanda şehit oldu ki başta hz hamza vardı ama efendimiz sav birkere dahi olsun onu yüzlerine vurmadı ,sizin yüzünüzden oldu demedi hep onlara merhametle yaklaştı  hep onlara bir anne gibi merhamet kanatlarını açtı e pek bugün bu varmı bizde en ufak birşeyde baba evladını siliyor bırakın dost dostluğu arkadaşlığı baba sinirleniyor sen benim evladım değilsin diyor silip atıyor akraba akraba ile 20 senedir konuşmuyor  eğer bu memlekette şimdi bazı sıkıntılar yaşanıyorsa bunun altında Allah cc hunun bizden tesis etmemizi istediği akrabalık bağlarının tesis edilmediği içindir. Bir örnek vereyim sizlere  ders yapıyorlar böyle ebu hureyre ra derse başlıyor gitmiyor birdaha deniyor yine olmuyor bir daha deniyor anlatacağını anlatamıyor diyorki ey Müslümanlar ben buraya allah rasulünün hadislerini anlatmak için buraya geldim ben bu hadisleri çok iyi bilirim hepsi de hafızamda  ama size anlatmakta zorlanıyorsam  bu cemaatte bir problem var çok büyük ihtimalle içinizden bazıları sılayı rahmi koparmış sılayı rahmi kopardıkları için allah bu meclise rahmet ihsan etmiyor kimse o kalksın gitsin bizde dersimizi yapabilelim şöyle genç bir kardeşimiz kalkıyor diyorki ey allah rasulünün sahabesi vallahi o benim diyor  kaç senedir  halam la  konuşmuyoruz bir meseleden dolayı  kopardık bağları bundan dolayıda ne ben ona gidiyorum ne o bana geliyor  ne diyor ebu hureyre  kalk ey delikanlı git o bağı kur gel yoksa sen bizim meclisimize gelme gidiyor o delikanlı eğiliyor halasının eline gönlünü alıyor o bağı tesis ediyor hala soruyor ne oldu diyorki  böyleyken böyle halası ha bu din nasıl bir şeymiş böyle nasıl bir dinki peygamberinin bir sözünü bir sahabi aktardığı için  yirmi senedir  kopmuş bir bağı tekrar kurduruyor  halasının gönlü hoş oluyor sarılıyor delikanlıya ve oda hoşnut olarak dönüp geliyor meclise  bugün biz bunları tesis etmessek eğer peygamber izinde yi konuşmaya hakkımız yok

Sılayı rahmi koruyacağız velevki akrabalar bu konuda bizlere sıkıtı verseler bile,akraba ile akrep aynı kökden  gelir sokar adamı yanaştın mı sıkıntısı var bunun  ama buna rağmen allah diyorsa eğer  o bağ benden bir bağdır eğer buna rağmen allah rasulü bu bağın kurulmasını istiyorsa  biz başka bir şey yapamayız  o  bağı kurmak zorundayız  eğer merhamet olsaydı  hayatımızda zaten olacaktı o bağ merhamet olsaydı  hayatta şimdi Müslümanlar birbirine kenetlenmiş duvarın tuğlaları gibi olurlardı merhamet olsaydı bizde eğer anaca bir merhamet hiçbir şey bizi birimizden koparamazdı,başka yerlere ait olabiliriz başka cemaatlere başka vakıflara bağlı olabiliriz bunda bir mahsur yok asıl mahsur şu bir duvarın tuğlaları gibi bir araya gelebiliyorsak aidiyetlerimiz bir rahmet ama bir araya gelemiyorsak o aidiyetlerimiz bizleri ayrıştırıyor parçalıyor fırkalara ayırıyorsa işte problem tam orada işte bunun ortadan kaldırılma yeridir merhamet ayağı .

Gelelim 4 mim e o neydi ..mükellefiyet

Ne demek mükellefiyet  sorumluluk hepimiz sorumluyuz hepimiz bu aziz dinden üzerimize yüklenen bazı sorumlulukları taşımak zorundayız, hiç kimse bu işi hocalara alimlere havale etmesin bu ucuzluktur  bunu söyleyeyim ben size şimdi halep yanıyor bana geliyor mesajlar hocam bizi neden cihada çıkarmıyorsun niye bizi oralara götürmüyorsun  yav sen nereye gideceksin en benimle oturup daha bir bardak çay bile içemiyorsun  sen nereye geleceksinki benim söylememle hiçç böyle üzerinizdeki sorumlulukları bizlerin üstüne atmaya kalkmayın islamda bu manada bir din adamı yoktur  benim aziz kardeşlerim  hepimiz dinimizin adamıyız  ve hepimize allah bazı mükellefiyetler yüklemiştir  kimse bu işi birilerine havale ederek kaçamaz sorumluluktan  herkes bu manada allah kendisine ne kadar imkan vermişse kendisini hayatın içinde nerede konuşlandırmışsa  bu meselede sorumludur  bugün islam dünyasında  ümmeti muhammed in sorunlarında  nevarsa hepsiyle bu manada sorumludur  onun için hiç kimse bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın diyemez  bunu diyen adam imanına dönüp baksın  bir Müslümanın söyleceği söz değil bu,bana dokunmayan yılan ne demek nemelazımcı bir yaşamtı böyle bir yaşamı ne allah ister nede peygamber ister,peygamberin izinde bu var ateş düştüğü yeri yakar bu sözde aslında bu çerçeve en bakarsanız doğru değil nereye düşerse düşsün benide yakar bu ateş demeli Müslüman  dünyanın neresine düşerse düşsün eğer biz  mümin sek o müminliğimizin bir gereği yakmalı bizi öyleyse eğer mükellefiz biz sorumluyuz sorumluluğumuz yerine getireceğiz  Allah biden bu manada bir şeyler istiyor .

Aziz kardeşlerim  ibni hacer el heyseme diye 16 cı yüzyılda yaşamış büyük bir alimimiz var  o alime bir gün birileri bir soru soruyor  biz bir Müslüman olarak öncelikli olarak neyi öğrenelim  çok önemli bir sorudur gençlerde bazen soruyorlar bu soruyu  ne okuyalım mesela nerden başlayalım ibni hacer el heyseme 3 yol gösteriyor üçü de peygamberin izinden  çıkmış cevaplar birimcisi sağlam bir akide en başta iman esasları bunu öğren bunu örenirsen başka şeylerde öğrenirsin allah rasülüde darul erkamda sahabeye ilk olarak sağlam bir akideyi öğretti  öyleyse eğer ibni hacer el heyseme nin söylediği söz tamamen darul erkam a yaslanarak söylediği sözdür  ikincisi sen bir Müslümansın ibadetlerini yerine getirecek kadar islam fıkhını öğreceksin bitmedi buraya bir virgül koymuş ibni hacer el heyseme nedir o allah seni hayatın içerisinde nerede istihdam ettiyse bulunduğun alanın fıkhını  bir Müslümansın değilmi öncelikle namazı öğreneceksin abdesti öğreneceksin değil mi

Mesela ticaretle uğraşıyorsun mesela hukukla uğraşıyorsun mesela çiftçisin islam hukuka inanan bir dindir ve islam hukuklu bir dindir sen hukukunu öğreneceksin ticaret hukukunu öğreceksin faiz nedir ne değildir bunu öğreneceksin  faize ait meseleleri bileceksinki  bu dünyada Müslümanca kalabilesin sen bunu bilmeden ticaret yapıyorsun  onun içinde başını gözünü kırıyorsun dolayısıyla allah seni hayatın içerisinde nerede istihdam ettiyse orada ona ait fıkhı öğreneceksin  üçüncüsü ise kalbin amellerini öğreceksinki kendini terbiye edebilesin .diyor ibni hacer el heyseme

Gelelim 5 inci mim e o neydi  muvazene

Muvazene nedemek denge biz denge ümmetiyiz allah bizi vasat bir ümmet kıldı ifrad la tefrid ikitane çizgi var dışarda burada ifrad var burada tefrid var  ifrad birşeyi allahın söylediğinden daha fazlasna abartmaktır tefrid ise allahın koyduğu bir şeyi onun değerinin daha da altına indirmek tir.

İtidal ise allahın koyduğuna itaat etmektir yani kanaat etmektir.peygamber yoluda o itidal çizgisidir.

İşte ozaman peygamberin izinde oluruz.

Diye konuştu..program konuşmanın ardından son buldu


YORUMLAR

  • 0 Yorum