Muş tan kardeşlik örneği
Kayseri ve Kırşehir deki vandalistlere karşı muşlu vatandaşlar insanlık örneği verdi
Hakikat haber merkezi Bitlis/Talip Aksoy Tatvan dan BATI ILLERINE GIDEN OTOBÜSLER DURDURULDU; ‘TAŞ ATMA, GÜL AT’ ÇAĞRISI YAPILDI Muş’ta Batı illerine giden otobüsler durduruldu; ‘Taş atma, Gül at’ çağrısı yapıldı Son dönemlerde batı illerinde doğuya giden şehirlerarası yolcu otobüslerine yönelik saldırılarla birlikte istenmeyen görüntüler ortaya çıkarken, yaşananlar karşısında sessiz kalmak istemeyen Muş'ta bir grup da otobüs durdurdu ve tüm yolculara lokum ikramı ile gül hediye etti. Tatvan dan Samsun'a giden Tokat Yıldız firmasına ait otobüsü durduran grup, tüm yolculara ‘hayırlı yolculuklar’ dileğinde bulundu. İkramları kabul eden yolcular, davranışlarından dolayı Muş halkını tebrik etti. Muşlu grup gün içerisinde çok sayıda otobüste aynı uygulamayı yaparken, “Bizim sloganımız 'aş atma, Gül at... Taşlama, Gülümse... Ateşe benzin değil, su dök... Kardeşliği zedeleme, Kardeşliği pekiştir... şeklindedir” açıklaması yaptı. İşte otobüslerde yapılan o açıklama: Selamun aleykum efendim. Hepinize hayırlı yolculuklar. Müsaadenizle sizlere birer gül ve lokum ikram etmek istiyoruz. Malumunuz ülkemizde ne yazık ki bir yangın var. Böylesi durumlarda ise hepimizin yangına benzin değil, su dökmesi gerekir. Bu da, illerimize farklı bölgelerden gelen insanlara, araçlara ve yolcu otobüslerine saldırarak, taş atarak değil; gül vererek ve bağrına basarak olabilecek bir şeydir. Dayanışmaya, kardeşliğe, birlikte yaşamaya en çok ihtiyaç duyduğumuz günlerden geçiyoruz. Bu vesileyle Kayseri’de, Kırşehir’de, Ankara’da ve daha başka yerlerde Kürt olduğu için bir insana saldırmanın, doğu plakası taşıdığı için bir aracı taşlamanın bu yangına, bu yangına benzin dökmek olduğunu göstermek için bizler de batıdan gelen araçlara ve yolculara gül vererek ve ikramda bulunarak bu ateşe nasıl su dökülebileceğini göstermeye çalışacağız. Bu ülke Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla, Çerkes’iyle, Ermeni’siyle hepimizin ülkesi. Kürtlerin Türk bölgelerinde, Türklerin de Kürt bölgelerinde özgürce ve güven içinde seyahat etmeleri, ikamet etmeleri ve çalışmaları; en temel insani ve İslami haklarıdır. Acılarımızı ayrıştırarak ve yarıştırarak değil; acılarımızı ancak paylaşarak dindirebiliriz. Yiten her can bizim canımız, sönen her ocak bizim ocağımızdır. Acının ve ölümün rengi, ırkı, dili, dini, coğrafyası olmaz / olmamalı. Bu nedenle ülkenin batısındaki ve doğusundaki halklara, kardeşlerimize ve özellikle gençlere çağrımız şudur: Sırf Kürt olduğu için insanları dövmek, iş
yerlerini yakmak, Kürt illerinden gelen arabaları taşlamak, camlarını indirmek; bu yangına odun ve benzin taşımaktır. Olması gereken ve insanlığa yakışan ise; bu insanları bağrına basmak ve onlara ikramda bulunmaktır. Aynı şekilde doğuda da batı illerinden gelen Türk kardeşlerimizi bağrına basmak ve onlara ikramda bulunmak bu bölge halkının sorumluluğudur. Lütfen; Daha fazla geç olmadan, daha çok can yanmadan, ilerde pişman olmadan, bu yangın kontrolden çıkmadan; hepimiz elimize bir kova su alalım ve bu yangına dökelim. Lütfen elimize bir gül alalım ve etrafımızda ötekileştirilen insanlara uzatalım. Toplumsal barışı sağlamak için bundan başka çıkış yolumuz yok.







YORUMLAR