SEVİM: DİNİMİZ DOĞRU ÖĞRETİLMEDİĞİ İÇİN FETÖ GÜÇLENDİ
Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Dr. Abdullah Sevim, 15 Temmuz hain darbe girişiminin 4. yılında açıklamalarda bulundu.
17 Temmuz 2020 - 10:09
Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Dr. Abdullah Sevim, 15 Temmuz hain darbe girişiminin 4. yılında açıklamalarda bulundu. 15 Temmuz’da ülke olarak büyük bir badire atlatıldığını söyleyen Sevim, “Girişim başarılı olsa, bugün çok daha kötü bir durumda olacağımızda şüphe yok. Bu büyük badire, milletimizin cesareti ve feraseti sayesinde atlatıldı. Milletimiz vatanı için, tüm ayrılıkları bir kenara bırakarak canı pahasına devletini korudu ve kurtardı” diye konuştu.
KUTUPLAŞTIRAN SİYASETE BİR CEVAPTI
15 Temmuz’dan siyasi çıkar ya da hamasetten öte mesajlar almak gerektiğinin altını çizen Abdullah Sevim, “O gece her şeye rağmen milletimiz tek yürek olup hareket etti. Bu kutuplaştıran, çatışan siyasi dile de bir cevaptı esasen. Yine bir olduğumuzda, beraber olduğumuzda neleri başarabileceğimizi de müşahede ettik. Ayrıca torpilin, adam kayırmanın, işi ehline vermemenin sonuçlarını da gördük o akşam” dedi.
DİNİ VİCDANLARA HAPSETTİLER
15 Temmuz’dan alınması gereken asıl dersin dinimizin doğru öğretilmesinin sağlanması olduğuna vurgu yapan Dr. Sevim, “Bahsettiğim diğer hususlar elbette ki önemli. Ama işin püf noktası diyebileceğimiz kısmı esas olarak burası. FETÖ denilen yapılanma, dini bir grup gibi ortaya çıktı. Düşünün, devlet insanlara dinin tüm gereklerini öğretmiyor. Eksik bırakıyor. Dini vicdanlara hapseden bir anlayışla anlatıyor. Tamamını anlatmak isteyenlere de mani olunuyor. Bu da insanlarımızın istemeden de olsa, iyi niyetle de olsa bu yapı tarafından kandırılmalarına olanak sağladı” dedi.
DİNİMİZ KAMİL MANADA ÖĞRETİLMEDİ
Dinimizin öğrenilmesinin önündeki engellerin FETÖ’ye fırsat doğurduğunu söyleyen Abdullah Sevim, “Böyle bir ortam da FETÖ’ye büyüme fırsatı sağladı. Onlar da bunu sonuna kadar kullandı. Oysa ki, insanlarımıza dinimizi kamil manada öğretebilmiş olsaydık, kimse bunların tuzağına düşmemiş olurdu. Yanlış şeyler söylediklerinde onlara uymamış olurdu. Ancak, maalesef böyle bir ortam olmadığı için 15 Temmuz’u yaşamak durumunda kaldık” ifadelerini kullandı.
DOĞRU TEŞHİSİ KOYAN OLMADI
15 Temmuz’a dair bir çok değerlendirilme yapıldığını ama doğru teşhisin konulamadığını belirten Dr. Sevim, “Bir kişiyi haksız yere öldürmenin bütün insanlığı öldürmek olduğu ilkesini kabul eden bir dinin mensubu, nasıl olurda gözünü kırpmadan kendi kardeşlerini öldürmek için tetiğe basabilir. İşte bu durumun sebebi biz bu insanlara Müslümanlığın doğrusunu öğretmediğimiz için onlar Fetöcülüğün Müslümanlık olduğuna inandırıldılar. O gece bu insanlar kendi halkına kurşun sıkarken aynen siyonist İsrail askerleri gibi sevap kazandıklarına inandılar. Ne yazık ki bugüne kadar bu konuyu bu yönüyle dile getiren olmadı. Halbuki hastalık doğru teşhis edilmeden doğru tedavi mümkün değildir” dedi.
MİLLİ GÖRÜŞ’ÜN YOLU FETÖ İLE HİÇ KESİŞMEDİ
Milli Görüş Hareketi olarak FETÖ denilen yapıya her zaman muhalefet ettiklerini söyleyen Sevim, “Biz bu yapının hatalarını sürekli dile getirdik. Birlikte hareket etmedik. Bizi bu yüzden eleştirenler oldu. Ancak biz doğru bildiğimizi uygulamaya devam ettik. Bugün de, herkes ifade ediyor ki, FETÖ ile ilişkisi olmayan tek lider Erbakan Hocamızdı” diyerek sözlerini sonlandırdı.







YORUMLAR