Yastıkaltı altınların ekonomiye kazandırılma süreci hız kazandı

Yastıkaltında kalan altınlar için çalışmalarını sürdürdüklerini söyleyen İstanbul Altın Rafinerisi Yönetim Kurulu Başkanı ve Üst Yöneticisi Ayşen Esen, "Hedef yıllık 100 tona ulaşmak" dedi.

Yastıkaltı altınların ekonomiye kazandırılma süreci hız kazandı
19 Ağustos 2022 - 23:33
 
Yastıkaltı altınların ekonomiye kazandırılma süreci hız kazand
Yastıkaltı altınların ekonomiye kazandırılma süreci hız kazandı
Yastıkaltında kalan altınlar için çalışmalarını sürdürdüklerini söyleyen İstanbul Altın Rafinerisi Yönetim Kurulu Başkanı ve Üst Yöneticisi Ayşen Esen, "Hedef yıllık 100 tona ulaşmak" dedi.
 
Yastıkaltı altınların ekonomiye kazandırılma süreci hız kazandı
İstanbul Altın Rafinerisi Yönetim Kurulu Başkanı ve Üst Yöneticisi (CEO) Ayşen Esen, 12 yıldır yastıkaltındaki altının ekonomiye kazandırılmasıyla ilgili çalışmalar yürütüyor.
 
Esen, yaptığı değerlendirmede, İAR'ın çalışmaları, hayata geçirdikleri projeler ve kıymetli metaller piyasasındaki gelişmelere ilişkin bilgiler verdi.
 
Mevduat aracı olarak altın
İlk zamanlar altın bankacılığı üzerine yoğunlaştıklarını belirten Esen, bu süreçte bankacılık sisteminde altının bir mevduat aracı olarak kullanılmaya başladığını söyledi.
 
Esen, bu sistemde çalışanların belli bir gün ve zaman diliminde bankaya gitmeleri gibi bir zorlukla karşılaştıklarını, bu sorundan hareketle de gelişmiş bir fintech altyapısı kurarak Hazine ve Maliye Bakanlığı iş birliğiyle Kuyumcu Altın Değerleme Sistemi'ni (KAD-SİS) hayata geçirdiklerini anlattı.
 
"Halk öncelikle altının 'altın' olarak korunmasını istiyor"
Gelinen noktada, yaklaşık 2 yıl önce uygulamaya aldıkları KAD-SİS projesinin nasıl daha ileri taşınabileceği üzerinde düşündüklerini aktaran Esen, şunları kaydetti:
 
"Biz 12 yıldır halkımızla temas içindeyiz ve bu yastıkaltındaki altın sürecini birebir takip ediyoruz. O yüzden 'Halk neyi istiyor? Neden altınını yastıkaltından çıkarmıyor?' sorularının cevabını aslında çok net biliyoruz. Halk öncelikle altının 'altın' olarak korunmasını istiyor. Her şeyden önce en önemli nokta bu. Yani ben senin altınını alayım, TL'ye çevireyim, dolara çevireyim... Bu değil önemli olan. Altın o insanlar için güvenli liman. Dolayısıyla yastıkaltında tuttuğu altının, altın olarak kalması bir numaralı beklenti. İkinci olarak, bu altını bankaya koyduğunda belirli bir süre sonra içinden küçük bir miktar lazım olduğunda yine altın olarak çekebilmek istiyor. Üçüncü olarak da tabii ki bir güvence istiyor. Bir şekilde farklı mevzuatlara dahil olup da sonradan değişime uğramasını istemiyor. Son olarak nasıl TL veya dövizi bankaya koyduğunuzda bir katma değer elde ediyorsanız, altından da bir katma değer elde etmek isteniyor. Bu tecrübelerimizden hareketle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ile çalışmaya başladık ve KAD-SİS projesini ileri noktaya taşıyarak TCMB’nin devreye aldığı Fiziki Altın Tasarruf Sistemi (FATSİ) ile iş birliğine gittik."
 
Yastıkaltı altınların ekonomiye kazandırılma süreci hız kazandı #1
 
 
"Yatırım amaçlı altınları sisteme sokmayı hedefliyoruz"
Ayşen Esen, KAD-SİS projesinin hem bankacılık sistemi hem de FATSİ ile uyum içinde olduğunu belirterek, sürecin nasıl işlediği hakkında bilgiler verdi.
 
Vatandaşların, elde tuttuğu çeşitli ayarlardaki altınlarının, bileziklerinin veya çeyrek altınlarının, seçkin kuyumculardan oluşan altın değerleme noktalarına (ADN) giderek has altın bazında değerlemesini yaptırdığını aktaran Esen, karşılığı tespit edilen altınların, banka hesaplarına yine gram altın olarak geçirildiğini söyledi.
 
"Halkımızın kolay ulaşmasına ve güvenilir bir yer olmasına önem veriyoruz"
Esen, tüm bu hesaplamalar yapılırken yüksek güvenlik sisteminin kurulduğunu, her bir aşamada kamera ve şifreleme teknolojilerinin kullanıldığını vurgulayarak, "Biz bu noktaları seçerken çok büyük özen gösteriyoruz. Dağılımına, bankacılık sistemiyle kolay entegre olabilmesine, halkımızın kolay ulaşmasına ve güvenilir bir yer olmasına önem veriyoruz. Kuyumcunun yaptığı iş sadece altının gerçek ve kaç ayar olduğunu tespit etmek. Gerisini sistem yapıyor. Yazılım sistemindeki değer tespit mekanizması da Hazine ve Maliye Bakanlığımız ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından kontrol edilip onaylanmış rakamlardan oluşuyor." diye konuştu.
 
Tüm bu işlemlerin kısa sürede tamamlandığına işaret eden Esen, söz konusu yapıda en önemli unsurun vatandaşın altınlarını, bankalarda yine altın olarak tutması olduğunu kaydetti.
 
Esen, vatandaşın manevi değer taşıyan altınlarını değil, yatırım amaçlı altınlarını sisteme sokmayı hedeflediklerini, ihtiyaç duyduklarında istediği miktarda has altını hesaplarından çekebilmesini sağlayacak bir yapıyı kurmaya çalıştıklarını ifade etti.Bankadaki altının kuyumculardan fiziki temini üzerinde çalışıyoruz"
İAR Yönetim Kurulu Başkanı Esen, bankaların her şubesinde yeteri kadar gram altını bulunduramadığını, bu yüzden fiziki olarak ani altın çekme taleplerinde bazı sorunlarla karşılaşılabildiğini söyledi.
 
Bankaların elinde yeteri miktarda altın olmadığında, vatandaşın bunun bir kısmını TL olarak çekmek zorunda kalabildiğini anlatan Esen, "Tabii bankacılık sisteminin bir kuru var. Aldığınız parayla tekrar altın alacaksınız, kuyumcuya gittiğiniz zaman bir de piyasanın bir kuru var. Oradan bir daha kayba uğruyorsunuz. Sizin aslında çekmek istediğiniz altın belki 5 gram ama kur kayıpları nedeniyle 4,7 grama düşebiliyor. Biz de halkımıza altınlarını fiziki olarak alabilme imkanını sunmak üzere ilk etapta web sitesi üzerinden kargoyla teslime dayanan bir model daha kurduk. Bu da en fazla bir hafta, 10 gün içinde hayata geçmiş olacak. Şu anda sistemi test ediyoruz." dedi.
 
Esen, bankaya yatırılan altınların, altın değerleme noktaları olarak belirlenen seçkin kuyumculardan çekilebileceği model üzerinde de çalıştıklarından bahsederek, bunun da yazılım çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.
 
"Vatandaş vade sonunda altınını ister TL, ister altın olarak tutabilecek"
Ayşen Esen, yeni devreye aldıkları KAD-SİS FATSİ işbirliği ile vatandaşların ilave getiri sağlayacağına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
 
"Şu anda altın mevduatları için 6 ay ve 12 ay vadeler için faizler belirlendi. Bu da şöyle çalışacak; diyelim ki KADSİS aracılığıyla bankadaki hesabınıza güvenle 80 gram altın yatırdınız. Dönüp bankanıza bir talimat veriyorsunuz ve hesabımda bulunan 80 gram altını ben FATSİ ile değerlendirmek istiyorum diyorsunuz. Burada aslında iki bakış açısı var. Biri; kur korumalı mevduat dediğimiz KKM üzerinden TL olarak takip edilen taraf. Diğeri ise altınınızı, TCMB tarafından altın olarak koruyan taraf. Sizin bankadaki 80 gram altının bugünkü değeri diyelim ki 80 bin lira olsun. Bunun üzerinden size KKM'nin verdiği o günün faizi işleniyor ve vade sonunda kur koruma mekanizmasına göre fark varsa ekleniyor. Diğerinde ise TCMB'nin taahhüt ettiği altın bazında yüzde 3'lük getiri uygulaması var. Dolayısıyla sizin 80 gram altınınıza yüzde 3 getiri uygulandığı anda orada 2,4 gramlık fayda oluşuyor ve 82,4 gram altınınız hesabınızda duruyor. Vade sonunda kararı tamamen tüketici veriyor. Diyorsunuz ki ben 82,4 gram altınımı istiyorum ya da altının fiyatı düştüğünde KKM rakamı daha cazip ise onu tercih ediyorsunuz. Kısaca karar sizin."

YORUMLAR

  • 0 Yorum