Doç.Dr.Necmettin ÇALIŞKAN

Doç.Dr.Necmettin ÇALIŞKAN


FAİZCİ POLİTİKALAR VE KONTROL EDİLEMEYEN DÖVİZ KURLARI

19 Aralık 2016 - 04:24

Bir dolar kampanyasıdır gidiyor. Bunun arkasından yine ne / neler gelecek diye merakla bekliyordum. Merakım giderildi.

Ne mi oldu? Ülkemizin uzun yıllardır tek problemi (!) olan Başkanlık Modeline geçiş için süreç adım adım ilerledi, sona gelindi. Görünen o ki, yıllardır olduğu gibi birkaç ay daha başkanlıkla yatıp başkanlıkla kalkacağız. Gerçi o da bitti mi evelallah bu necip millete yeni bir şeyler bulunur.

Başka ne oldu? diyeceksiniz. Kime karşı ve niçin savaştığımızı bilmediğimiz “Fırat Kalkanı”na bir kaç tümen daha asker gönderildi.

Eh bu arada bilvesile “Mavi Marmara Davası” düştü. Böylece one minute de tarih oldu. Havai fişekler “Gazze’de mi Telaviv’de mi patladı?” sorusuna yağdanlık dostlar bir çözüm üretir eminim. Davanın düşülmesinde tek suçlunun davanın savcısı (!) olduğunu pekala   öğrenmiş olduk.

Aklıma geçen yıllarda televizyonlarda yayımlanan bir kokoreççi reklamı geldi.  “Taabiii caanuum”.   İnandık!

***

Bu milletin 15 Temmuz’da ülkesine sahip çıkmasına benzer hava yaşıyoruz.  Dolar kampanyasıdır almış başını gidiyor. Fakir fukara halk bir yarış içinde, dolar bozdurma telaşında. Ne hikmetse millet dolar bozdurdukça döviz rezervleri artıyor ya neyse bu da ayrı bir durum.

Hatırlayacaksınız, 15 Temmuz’da 1 dolar sendromu yaşadık. Bir doları olan ilgili-ilgisiz herkes vatan haini muamelesi gördü.  Şimdi de ikinci dolar vakası. Bu defa da dolar bozduran herkes vatansever, bozdurmayan vatan haini ilan ediliyor!

Burada dikkat çeken husus şu;  dolar bozduranların hemen hepsi alt gelir düzeyine sahip kişiler. Elindeki parayı döviz büfesine uzatıp kaç lira ettiğini bile bilmeden hesaplamadan “Türk lirası ver” diyor. Kimisi de dolar borçlanıp bozduruyormuş!

Yükü çeken bir başka kesim de küçük esnaf.  İşaret fişeğini de cama yapıştırdığı duyurusuyla bir berber attı. 300 dolar bozduranı bedava tıraş edeceğini ilan etmesiyle başlayan süreç, dalga dalga pek çok sektöre yayıldı. Manav 500 dolar bozdurana ücretsiz meyve veriyor.  Fırıncı 200 dolar bozdurana ücretsiz ekmek. 2000 dolar bozdurana bedava halı.  500 dolar bozduran lokantada yemek bedava. Bu arada “5 lira karşılığı dolar bozdurdu belgesi” veren uyanıklara da iş fırsatı doğdu.

Zar zor karnını doyuran, maaş gününü iple çeken, ay sonu bağ kur primlerini nasıl ödeyeceğinin derdindeki garibanların yaptıkları fedakârlığa bakın.

Bu halkın böylece çok rahat manipüle edileceği görüldü. Korkarım yarın bir başkası da aleyhte bir kampanyayla bu halkı başka şekilde manipüle ederse neler olabilir acaba? Üç manşette her şey altüst olabiliyor.

Şu an itibariyle son bir ayda döviz artışıyla halk, yüzde 20 fakirleşmiştir. Başka bir ifadeyle 2013 yılı Ocak ayında 1.75 olan dolar bugün 3,5 lira olmuşsa bunun anlamı;  üç yılda halk yarı yarıya fakirleşti demektir.

***

Bu işlerin çözümü için ülkede sürdürülen ekonomik politikaların gözden geçirilmesi şarttır. Üretim ekonomisine geçilmediği sürece sadece yol, köprü, hastane, stadyum, müze yaparak bu ülkenin kendi ayakları üzerinde durması, bağımsız bir ekonomi sürdürmesi ve tabi ki doların düşmesi mümkün değil.

Yapılacak iş, üretime dayalı ekonomi modelini hayata geçirmektir. Herkesle kavgalı bir ülkede yatırım olmaz, savaş endişesi var diye turist de gelmez. Müteahhitlerinize kimse iş vermez. Üretim olmadığı için ihracat olmaz. Mevcut ihracat da ithalata bağımlı olduğundan ihracat yapsan da derde deva olmaz. Bir kısır döngü sürer gider.

Borca dayalı, tüketime endeksli, faizci kapitalist ekonomik düzenle ancak bu kadar olur. Paranın gücü ülke ekonomisinin gücüyle ilgilidir.

 Özetle, Türkiye İsrail barış anlaşmasını göz ardı edip mavi Marmara davasını savcıya ihale etmek ne kadar yanlış ise; döviz bozduran halktan ve beleş tıraş edecek berberden medet umarak dövizi kontrol etmek o kadar yanlıştır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum