Ayşegül AKDENİZ

Ayşegül AKDENİZ


Ya El Ele, Ya Ölüme!..

01 Ocak 2026 - 20:53 - Güncelleme: 01 Ocak 2026 - 21:16

                YA EL ELE, YA ÖLÜME!..


     Birleşmiş Milletler'in yaptığı son açıklamaya göre, dünyanın en büyük terör örgütü olan İtrail Terör Örgütü (İTÖ), bu sene günde ortalama 5 saldırı gerçekleştirmiş, Gazze'ye havadan, karadan ve denizden yaptığı bombalı saldırıları sonucunda taş üstünde taş bırakmamış, 70 binin üzerinde masum Müslüman kardeşimizi de şehit etmiş durumda. Ayrıca 170 binin üzerinde Filistinli  bu saldırılar sonucunda yaralanmış. Bölgeden yapılan açıklamaya göre, 2025 yılında Batı Şeria'da 270'ten fazla yerleşim yerinde can ve mal kaybına yol açan 1680 saldırı gerçekleştirilmiş. Ekim 2023'ten bu yana devam eden saldırılarda ise Batı Şeria'da 1085 Filistinli hayatını kaybederken 11 bin kişinin yaralandığı ve 21 binden fazla kişinin de gözaltına alındığı gelen bilgiler arasında. 
     10 Ekim'de ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana anlaşmanın 875 defa ihlâl edildiği, düzenlenen saldırılarda ise 393 kişinin öldüğü, 1074 kişinin yaralandığı, enkaz altından da 634 kişinin cesedinin çıkarıldığı kaydedildi.

                  *           *           *
     
      Yüzde 25'i Çocuk 6 Bin Engelli

     3 Aralık Dünya Engelliler Günü münasebetiyle bir açıklama yapan Filistin Sağlık Bakanlığı, İtrail'in alçakça saldırılarından dolayı uzuvlarını kaybeden 6 bin kişinin, abluka altındaki bölgede çok zor koşullar altında yaşam mücadelesi verdiğini belirtti. Ayrıca bu 6 bin engelli Filistinli'nin yüzde 25'inin çocuklardan oluştuğunu ve küçük yaşlardan itibaren kalıcı sakatlıklar yaşadıklarını vurguladı. Yine Filistin Sağlık Bakanlığı'nın yaptığı açıklamaya göre, 8 Ekim 2023'te başlatılan soykırım süresince Gazze'de 5 bini aşkın amputasyon gerçekleştirilmiş durumda. Açıklamada, dünyanın en mazlum bölgelerinden biri olan Gazze Şeridi'nin, nüfusa oranla dünyada en fazla ampute çocuk sayısının kayda geçtiği yer olduğu bilgisine de yer verilmiştir. 
                 *           *         *
   
      Çocuk Haklarından Mahrum Mağdur Çocuklar

     20 Kasım "Dünya Çocuk Hakları Günü" idi ve çeşitli yerlerde çocuk haklarından bahsedildi. Hani şu kanunen ve ahlâkî olarak, dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip olduğu; eğitim, sağlık, yaşama, barınma,  fiziksel, psikolojik ve cinsel sömürüye karşı korunma gibi hakların hepsini birden tanımlamakta kullanılan evrensel bir kavram olan "Çocuk Hakları"...
     Sözüm ona tüm dünya çocukları bu haklara sahiptiler. Oysa pratik hayatta görüyoruz ki bunların hepsi lâfta ya da yazıda kalıyor. Gazze'deki ve tüm savaş bölgelerindeki masum çocuklar, mağdur insanların ülkelerini talan etmek isteyen bu teröristlerin barbarca saldırılarının ve vicdansızca soykırım çabalarının ceremesini çekiyorlar. Küçücük omuzlarında çok büyük yükler taşıdıkları ve tüm haklarından mahrum bırakıldıkları yetmiyormuş gibi, hem izi ruhlarından silinmeyecek travmalara, hem de kalıcı sakatlıklara maruz kalıyorlar ne yazık ki...
                    *        *         *
   
     Gazze'nin Çelik Gibi İmana Sahip Çilekeş Kadınları

     Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) Filistin Temsilcisi Nestor Owomuhangi, New York'taki BM Genel Merkezi'nde gazetecilere yaptığı açıklamada, Gazze'deki ateşkese rağmen halkın hayatta kalma ile belirsizlik arasında nefesini tutmuş hâlde mücadele vermeye çalıştığını belirterek ve "Gökyüzü daha sessiz, ama travmalar hâlâ gürültülü. Savaş, duygusal ve ekonomik olarak bitmiş değil. Çoğu aile hâlâ açlık ve hastalıkların her gün tehdit ettiği aşırı kalabalık barınaklarda yaşıyor." şeklinde çarpıcı  ifadeler kullanarak, ateşkesin savaşın sonu anlamına gelmediğine vurgu yapmış. Ayrıca Gazze'de 57 binden fazla hanenin reisinin artık kadın olduğuna da dikkat çeken Owomuhangi, bu kadınların çocuklarını geçindirebilecek geliri olmayan, son derece savunmasız durumda olduklarına dikkat çekmiş.
     5 Aralık "Dünya Kadın Hakları Günü"nde dünyanın pek çok yerinde nutuklar atılırken, Gazze'deki çilekeş kadınların yaşam mücadelesi, içinde bulunduğumuz şu kış aylarında gittikçe zorlaşarak devam ediyor ne 
yazık ki...
                     *        *         *

          Gazze Harabe, Gazze Virane...

     Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Kuruluşu'nun (UNCTAD) verilerinin yer aldığı rapora göre, azgın it sürüsünden beter İtrail ordusunun son 2 yılda düzenlediği alçakça saldırıların verdiği zarar öyle büyük ki, işgal altındaki Filistin topraklarında 1972'den beri en şiddetli ekonomik tahribat meydana gelmiş  ve kahrolası İtrail ordusu ekonomik yapıyı da yerle bir etmiş durumda...
                *           *           *

     Boykot Sessiz Bir Çığlıktır.

     Peki şu durumda "Müminler kardeştir" ayetine iman edenler ve vicdanının sesine kulak veren duyarlı insanlar olarak neler yapmamız gerekiyor?..
     Öncelikle katil İtrail ve uşağı Amerika'nın, bunların destekçilerinin ürünlerini asla alıp kullanmayalım ve çevremizdeki insanları da boykot konusunda uyarıp bilinçlendirelim. Unutmayalım ki, boykot sessiz bir çığlıktır. Duyarsızlık ise haksızlığa göz yummak ve dolaylı olarak ortak olmaktır. 
     Adalet timsali Hz. Ömer (r.a.), "Haksızlığın karşısında susan dilsiz şeytandır." buyurmuş. Susan dilsiz şeytansa, alışveriş yaparak destek olanlar zalimin zulmüne ortak olan şeytanın askerleri sayılmazlar mı acaba?..
     (Maalesef savaş mağdurları için üzülen pek çok kişi bilmeden boykot ürünlerini alıp kullanmakta. Oysa internette boykot ürünleri diye yazıldığında bilgi alınabilecek birçok site var. Gerekirse bunları not almakta ve yazılı bir liste oluşturmakta fayda var.)
     Eğer şimdiye kadar boykota yeteri kadar önem verilseydi İtrail ve ABD ekonomisi çok ciddi zarar görürdü. O hâlde hem sosyal medyada, hem yazışma gruplarında daha fazla paylaşım yapalım bu konuyla ilgili. Bunun yanı sıra karşılaştığımız herkese boykotun önemini anlatalım. Ta ki İtrail ekonomisi çökene kadar...
                      *           *           *
     
         Yahudiler'in Tüm Ağaçlarını
Keselim
     
     Unutmayalım ki, Yahudiler'in kontrolündeki Hayber Kalesi, yıkılması imkânsız gibi görünen bir kaleydi. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), tehdit oluşturan Yahudiler'in bu kalelerini Hicri 628 yılında kuşattığında, Allah'ın izniyle -bir strateji geliştirerek- kale çevresindeki hurma ağaçlarının kesilmesini emretti. Böylelikle Yahudiler, kendi içlerinde ayrılığa düşerek savaşmaktan kaçındılar; çünkü hurma ağaçlarını kaybetmek istemiyorlardı. 
     Nitekim Rabbimiz, mukaddes kitabımız Kur'an-ı Kerim'de bu hususa şöyle vurgu yapıyor: "Hurma ağaçlarını (savaş gereği) kesmeniz de, dikili bırakmanız da Allah'ın izniyle idi ve yoldan çıkanları (Yahudiler'i) perişan etmek içindi." (Haşr suresi/5)
     Var mısınız elimize boykot baltasını alarak İtrail'in tüm ağaçlarını kesmeye ve onları perişan edip kazdıkları kuyuya düşürmeye?..
                     *            *            *

       Gafletten Uyanma ve Rehavetten Kurtulma Zamanı Gelmedi mi?

       Var mısınız 21 Aralık'ta girmiş olduğumuz mübarek  aylar vesilesiyle iyice silkinip kendimize gelelim. Pazartesi- perşembe günleri, Recep ve Şaban ayının ortalarında oruç tutalım. Zira Peygamber Efendimiz (sav), "Oruçlunun iftar vakti yaptığı duayı Allahu Teâlâ geri çevirmez." buyurmuştur. Hem geceleri teheccüd namazında, hem de iftar vakti öncelikle şu içinde bulunduğumuz gaflet, rehavet, kasavet ve israftan dolayı tevbe edelim. Hakkına girdiğimiz veya küs olduğumuz kişiler varsa helâlleşelim ki duası makbul kullar olalım. 
İftar öncesi 5 dakika kadar ışıkları kapatalım. Empati yaparak yakınlarını, evini barkını kaybeden, çadırlarda hayatını idame ettirmeye çalışan, ne elektriği, ne doğru dürüst yiyeceği olan mazlum ve mağdur kardeşlerimizin hâlini anlamaya çalışalım. Düşünüp nefis muhasebesi yapalım. Bir maddi kayıp için üzüldüğümüz kadar üzülüp dert ediyor muyuz savaş mağduru insanları?.. 
     Başta Filistinli kardeşlerimiz olmak üzere tüm mazlumlar ve dünyanın dört bir yanındaki savaş mağdurları için yürekten dualar edelim. Sadece kavli değil, fiili duada da bulunalım elbette. Kurulduğu günden bu yana büyük hizmetlere vesile olan İHH, Eğitimci- Yazar Lokman Yıldız Hocamız'ın da çalışmalarına bizzat destek verdiği Uluslararası 7 Kıta Derneği gibi güvenilir vakıf ve dernekler aracılığıyla imkân nispetinde maddi yardımda da bulunalım. Mesela 15 Ocak Perşembe günü Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)'in göğe yükseltildiği
Miraç kandilinde biz de nefsimizin cimriliğinden ve bencilliğinden arınıp "Sanki Yedim", "Sanki Giydim" diyelim, kendimize güzel bir yiyecek veya giyecek almak yerine Gazzeli kardeşlerimize bir günlük yemek veya mont ya da battaniye parası yollayalım ve ruhumuzun nefsin esaretinden kurtulup özgürleşmesine vesile olalım. 
                    *         *         *

      Ya El Ele, Ya Ölüme!...

     Ünlü düşünür Russell'in çok manidar bir sözü var: "Ya el ele, ya ölüme!.."
     Ey vicdan ve merhamet sahibi insan! Sana sesleniyorum: Ya el ele verip başta Gazze'deki soykırım olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki savaşların son bulması için tüm dünyadaki vicdanlı insanlar olarak bir çaba sarf edeceğiz, ya da açlık ve sefalet içinde ölenlere seyirci kalmaya devam edeceğiz. Aynı zamanda insanlığımızın da ölmesine göz yumacağız.
     Hepimiz, yeryüzünde barış içinde, insanca, erdemli bir hayat sürmemizi isteyen Allah'ın kulları, Adem Peygamber'in de çocuklarıyız. O hâlde -insanlıktan istifa eden bencil ve hedonist kişiler müstesna- bizlere yakışan hep birlikte, aynı anda tek yürek olup tepki vermek, zalime ve destekçilerine korku salmak, savaşların son bulması, zalimlere hadlerinin bildirilmesi için ne gerekiyorsa bunların yapılmasını sağlamak için çaba sarf etmek. Birleşmiş Milletler yetkililerini, savaş suçlularının gereken cezayı alması ve mağdur insanların haklarını koruma hususunda ikiyüzlülüğü ve duyarsızlığı bırakmaya davet ederek kınamak ve baskı yapmak.
     Bugün, (1 Ocak sabahı) Galata Köprüsü'nde Gazzeli mazlum kardeşlerimizin sesi olmak amacıyla yüz binlerce insanın katılımıyla muhteşem bir etkinlik düzenlendi. Organize edenlerden de katılanlardan da Allah razı olsun.
     Bu etkinliği düzenleyenlerden ricam, aynı gün pek çok ülkede bu tür etkinliklerin yapılmasına vesile olmaları.
     Mesela 1 Şubat'ı "Savaş Mağduru İnsan Hakları Günü" ilân edelim. Dünyanın çeşitli yerlerinde mitingler, toplantılar, gösteriler düzenlensin. Başta  her yönden mağdur edilen Gazzeliler olmak üzere, tüm savaş mağdurlarının insan olduklarını, insanca yaşama ve barınma hakkına sahip olduklarını haykıralım. Şimdiye kadar birçok ülkede vicdan sahibi insanlar tarafından pek çok aktivite yapıldı, mitingler düzenlendi. Bunlar çok takdire şayan, erdemli davranışlar. Ancak aynı gün, aynı anda dünyanın dört bir yanında mitingler ve çeşitli aktiviteler yapılması, hakikatlerin tek yürek olarak haykırılması elbette ki daha etkili olacaktır.
     Âlemlere rahmet olarak gönderilen son Peygamber Hz. Muhammed (s.a.v.), henüz 20 yaşındayken "Erdemlilerin Yemini" isimli bir cemiyete iştirak ederek zulme uğrayan kişilerin hakkını savunmaya çalışmıştı. Bizler de başta kendi nefsimizi olmak üzere, tüm dünyadaki erdemli insanları"Erdemli İnsan Olma Hareketi"ne davet edelim. 
     Var mısınız 2 Şubat pazartesi gününe denk gelen ve Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in, hadisi şerifinde bildirdiği üzere Rabbimiz'in kullarına rahmetle nazar edip dualarını kabul ettiği bir gece olan Berat kandilinde de hem oruç tutup iftarda kavli duada bulunalım, hem de "Kazancım Gazze'ye" diyerek 1 günlük kazancımızı, öğrenciysek harçlığımızı ya da imkân nispetinde bağışımızı güvenilir kuruluşlar vesilesiyle Gazze'ye gönderelim.
     Varım diyorsanız işe hemen bugün Gazze'ye bir miktar bağışta bulunmakla ve bu yazıyı ulaştırabileceğiniz herkese ulaştırmakla başlayabilirsiniz. (Yabancı dil bilenlerin de bu yazıyı -özetle ya da kısmen de olsa- yurtdışındaki gazetecilere ve duyarlı aktivistlere göndermesi faydalı olacaktır.)
     Ne diyorduk?.. "Ya el ele, ya ölüme!.."

      
     Bağışta bulunmak isteyenler için İHH (İnsan Hak ve Hürriyetleri ve İnsani Yardım Vakfı) İban: 
TR12 0020 5000 0009 9999 9000 06 (TL)
TR67 0020 9000 0000 2121 0000 03
(ABD Doları)
TR40 0020 9000 0000 2121 0000 04
(Euro)

     Uluslararası 7 Kıta Derneği İban: 
TR810001002460980396265004
(Açıklama kısmına "bağış" yazabilirsiniz.)